Yazan: Mehmet Uğur Gürkaynak / Milling and Grain – Türkiye, Avrasya, Orta Doğu Direktörü

Küresel buğday piyasası 2025/26 sezonuna girerken arzın güçlü, talebin ise büyük ölçüde dengeli seyrettiği bir tablo ortaya koyuyor. Mart 2026 dönemine ilişkin değerlendirmeler, üretimde sınırlı artışların devam ettiğini, ticaret hacminin genel olarak stabil kaldığını ve bazı bölgelerde hava koşullarının üretim açısından dikkatle izlenmeye devam edildiğini gösteriyor. Uluslararası piyasalarda ise arzın görece rahat olmasına rağmen jeopolitik gelişmeler ve lojistik sorunlar fiyatların yönünü etkileyen başlıca faktörler arasında yer alıyor.
AMIS Mart ayı değerlendirmelerine göre küresel buğday üretimi 2025 yılı için bu ay da küçük bir artışla yukarı yönlü revize edildi. Üretim tahminlerindeki bu sınırlı artış, bazı üretici ülkelerden gelen nihai hasat verilerinin güncellenmesiyle gerçekleşti. Büyük üretici ülkelerde elde edilen yeni veriler, toplam üretimin önceki tahminlere kıyasla biraz daha yüksek gerçekleştiğine işaret ediyor. Küresel arzın bu şekilde güçlenmesi, sezon boyunca piyasaların nispeten rahat bir görünüm sergilemesine katkı sağlıyor.

Bu gelişmeler ışığında küresel buğday kullanımında ise önemli bir değişiklik yaşanmadı. 2025/26 sezonuna ilişkin kullanım tahminleri büyük ölçüde sabit kalırken, gıda amaçlı tüketimde yapılan aşağı yönlü revizyon, yem ve diğer kullanım alanlarındaki artışla dengelendi. Böylece toplam kullanım miktarı önceki değerlendirmelere kıyasla önemli bir değişiklik göstermedi. Bu durum, buğdayın hem temel gıda ürünü olarak hem de hayvancılık sektöründe yem hammaddesi olarak önemini koruduğunu ortaya koyuyor.
Küresel ticaret tarafında da dikkat çekici bir değişiklik görülmedi. Temmuz–Haziran dönemini kapsayan 2025/26 sezonu için yapılan ticaret tahminleri bu ay sabit tutuldu. Bazı ülkelerde ihracat tahminleri düşürülürken diğer üreticilerdeki artışlar bu düşüşleri dengeledi. Özellikle Ukrayna’nın ihracat hacminde beklenen azalma, Kanada’daki artış beklentisiyle telafi edildi. Bu durum küresel ticaret hacminin genel seviyesini korumasını sağladı.
Küresel buğday stokları açısından ise yukarı yönlü bir revizyon dikkat çekiyor. 2026 sonunda oluşması beklenen stok miktarı, Avrupa Birliği, Rusya Federasyonu ve Ukrayna’daki rezerv tahminlerinin yükseltilmesi nedeniyle arttı. Bu gelişme, küresel buğday piyasasında arz güvenliğini destekleyen önemli bir unsur olarak değerlendiriliyor. Stok seviyelerinin güçlü kalması, fiyatların aşırı dalgalanmasını sınırlayabilecek bir faktör olarak öne çıkıyor.

Bununla birlikte üretim görünümünü etkileyen en önemli unsurlardan biri yine hava koşulları olmaya devam ediyor. Özellikle Doğu Avrupa’nın bazı bölgelerinde görülen alışılmadık derecede soğuk hava koşulları üretim açısından risk oluşturabilecek gelişmeler arasında yer alıyor. Aynı zamanda Kuzey Amerika’da görülen kuraklık koşulları da üretim açısından dikkatle takip edilen unsurlar arasında bulunuyor.
Avrupa Birliği genelinde kışlık buğdayın durumu büyük ölçüde olumlu değerlendiriliyor. Ancak ocak ayının sonu ile şubat ayının başında bazı bölgelerde ciddi bir soğuk hava dalgası yaşandı. Özellikle Letonya, Litvanya ve Polonya’nın bazı kesimlerinde sıcaklıklar uzun yıllar ortalamasının oldukça altına düştü. Bu dönemde kar örtüsünün bazı alanlarda yetersiz kalması, yerel ölçekte kış zararına ilişkin endişeleri artırdı. Buna rağmen genel üretim görünümü açısından ciddi bir hasar rapor edilmedi.
Türkİye’de kış dönemİnde gerçekleşen yağışlar tarımsal üretİm açısından olumlu bir gelİşme olarak değerlendİrİlİyor.
Türkiye’de ise kış döneminde gerçekleşen yağışlar tarımsal üretim açısından olumlu bir gelişme olarak değerlendiriliyor. Kış yağışları sayesinde toprak nemi yeniden yükselirken, bu durum kışlık buğday ekili alanlar için destekleyici bir ortam oluşturdu. Toprak neminin artması, bitkilerin ilkbahar dönemindeki gelişimi açısından önemli bir avantaj sağlayabilir.
Ukrayna’da ise şubat ayında alışılmadık derecede soğuk hava koşulları etkili oldu. Ülkenin birçok bölgesinde koruyucu kar örtüsü bulunmasına rağmen bazı merkez bölgelerde kar yağışının yetersiz kalması, kış zararına ilişkin olası kayıplara yol açabileceği yönünde değerlendirmelere neden oldu. Bu durum özellikle bitkilerin korunmasız kaldığı alanlarda üretim risklerini artırabilecek bir faktör olarak görülüyor.

Rusya Federasyonu’nda kışlık buğdayın genel durumu ise olumlu olarak değerlendiriliyor. Ülkenin büyük bölümünde yeterli seviyede kar örtüsü bulunması, bitkilerin soğuk hava koşullarından korunmasına yardımcı oldu. Bu nedenle üretim görünümünün şu aşamada istikrarlı olduğu belirtiliyor.
Kazakistan’da da kışlık buğdayın mevcut koşullar altında olumlu bir gelişim gösterdiği ifade ediliyor. Tarımsal üretim açısından önemli sorunlar rapor edilmezken, mevcut koşulların ürün gelişimi için uygun olduğu belirtiliyor.
Asya’da ise Çin’in kuzey bölgelerinde kışlık buğday dormansi dönemini sürdürüyor. Bu bölgelerde mevcut koşulların genel olarak olumlu olduğu değerlendiriliyor. Hindistan’da ise üretim koşulları elverişli seyrederken hasat döneminin mart ayında başlaması bekleniyor.
Kuzey Amerika tarafında ise durum daha karmaşık bir tablo ortaya koyuyor. ABD’de özellikle Büyük Ovalar bölgesinin kuzey ve güney kesimlerinde kuraklık endişeleri dikkat çekiyor. Ayrıca bazı bölgelerde bitkilerin daha önce soğuk hava koşullarına maruz kalmış olması da üretim açısından risk oluşturabilecek bir unsur olarak değerlendiriliyor. Bu nedenle ABD’deki kışlık buğday alanlarının önemli bir bölümünde gelişmeler yakından takip ediliyor.
Kanada’da ise kışlık buğday alanlarında karma bir görünüm söz konusu. Ülkenin birçok bölgesinde kış neminin yetersiz olması üretim açısından potansiyel riskler oluşturuyor. Toprak neminin düşük kalması, ilkbahar gelişim döneminde bitkilerin büyümesini etkileyebilecek faktörler arasında sayılıyor.
Buğday piyasalarını etkileyen bir diğer önemli başlık ise hükümetlerin aldığı politika kararları. Mart ayı değerlendirmesinde yer alan bilgilere göre bazı ülkelerde önemli düzenlemeler hayata geçirildi.
Hindistan 5 Şubat tarihinde tüm tüccar ve işleyiciler için buğday stok limitlerini kaldırdı. Mayıs 2025’te yürürlüğe giren ve Mart 2026’ya kadar devam etmesi planlanan bu uygulamanın kaldırılması, iç piyasadaki stok yönetimi açısından önemli bir adım olarak değerlendiriliyor. Bununla birlikte hükümet, buğday stoklarını elinde bulunduranların her cuma günü resmi gıda stok portalı üzerinden stok beyanında bulunma zorunluluğunu sürdürüyor.
Hindistan ayrıca 13 Şubat’ta 2,5 milyon ton buğday ve 500 bin ton buğday ürününün ihracatına izin verdi. Bu karar, Mayıs 2022’de getirilen ihracat kısıtlamalarının kısmen gevşetilmesi anlamına geliyor.
Afrika kıtasında ise Güney Afrika buğday ve buğday unu üzerindeki gümrük vergilerini düşürdü. 13 Şubat’ta alınan kararla buğdayın kilogram başına gümrük vergisi 0,85 randdan 0,61 randa indirildi. Buğday ununda ise kilogram başına vergi 1,28 randdan 0,93 randa düşürüldü. Bu düzenleme, iç piyasada fiyatların dengelenmesine katkı sağlayabilecek bir adım olarak görülüyor.
Mısır’da ise hükümet yerli buğday üretimini desteklemek amacıyla yeni bir teşvik paketi açıkladı. 15 Şubat’ta duyurulan programa göre buğday çiftçilerine verilen destek 4 milyar Mısır poundu artırıldı. Bu destek, toplam büyüklüğü 40 milyar Mısır poundunu bulan sosyal destek paketinin bir parçası olarak uygulamaya kondu. Ayrıca 150 kilogramlık birim olan “ardeb” için devletin alım fiyatı 2.200 Mısır poundundan 2.350 Mısır pounduna yükseltildi. Bu artış Ekim 2024’ten bu yana yapılan ilk fiyat güncellemesi oldu.
ABD’de kuraklık endİşelerİ ve jeopolİtİk rİsk algısı vadelİ İşlem pİyasalarında kısa pozİsyonların kapatılmasına yol açtı.
Uluslararası piyasalarda ise şubat ayında buğday fiyatlarında yukarı yönlü bir hareket görüldü. Küresel arzın genel olarak rahat olmasına rağmen bazı üretim bölgelerinde görülen olumsuz hava koşulları, ihracatçı ülkelerde yaşanan lojistik sorunlar ve Karadeniz ile Yakın Doğu’daki jeopolitik gerilimler fiyatların güçlenmesine yol açtı. Bu gelişmeler özellikle ihracat fiyatlarının ortalamasında artışa neden oldu.
ABD’de kuraklık endişeleri ve jeopolitik risk algısı vadeli işlem piyasalarında kısa pozisyonların kapatılmasına yol açtı. Bu durum fiyatların yükselmesine katkı sağladı. Her ne kadar son dönemde hava koşullarında iyileşme görülse de piyasalarda temkinli bir yaklaşım sürüyor. ABD’nin ihracat satışlarında son haftalarda bir yavaşlama görülse de sevkiyatlar geçen sezonun oldukça üzerinde seyretmeye devam ediyor.
Avrupa tarafında özellikle Fransa’da buğday fiyatları yükseldi. Bunun başlıca nedeni kışlık ürünlerin yetiştiği bölgelerde görülen aşırı yağışlar ve bu durumun liman lojistiğini yavaşlatması oldu. Kuzey ve Batı Afrika’dan gelen talep güçlü kalmaya devam ederken yoğun rekabet ve euronun güçlü seyri Avrupa’nın ihracat beklentilerini sınırlayan faktörler arasında yer aldı.
Rusya’da ise buğday fiyatları güçlü ruble ve mevsimsel lojistik kısıtlamalar nedeniyle yükseldi. Kış koşulları piyasalarda dikkatle izlenirken şu ana kadar ürünlerde önemli bir zarar rapor edilmedi. Bu durum piyasalarda temkinli ancak dengeli bir beklenti oluşmasına neden oldu.
Genel tabloya bakıldığında küresel buğday piyasasında arzın güçlü kalmaya devam ettiği görülüyor. Ancak hava koşulları, jeopolitik gelişmeler ve ticaret politikaları piyasaların yönünü belirlemeye devam ediyor.









