Milling and Grain dergisi kısa bir süre önce Eskişehir, Türkiye'de yeni bir ofis açtı ve Mehmet Uğur Gürkaynak yeni ofisi yönetmek üzere atandı. Kendisi derginin Türkiye Ofisi Müdürlüğü' nü ve Türkçe baskısı için editörlük görevini sürdürmektedir.
Mehmet 2005'ten bu yana değirmencilik sektöründe ve Milling and Grain'deki görevine başlamasının üzerinden henüz altı ay bile geçmemesine rağmen Türkçe baskımızın erişimi ve içeriği üzerinde büyük bir etkisi oldu.
Perendale sektörde hızla büyük bir güç haline gelen Türkiye'de böyle dinamik, işine bağlı ve profesyonel bir çalışan tarafından temsil edildiği için minnettar.
Değirmencilik sektörüne nasıl girdiniz? Daha önce ne yapıyordunuz?
Bu işten önce şirketlere uluslararası satışlar ve pazarlama, gümrük işlemleri, idare ve halkla ilişkiler konularında danışmanlık yapıyordum. Değirmencilik sektörüne 2005'te Türkiye'deki, hem un ve yem değirmenleri, hem de kahve, yağlı tohum, çikolata, plastik, demir ve çelik sektörleri için vals topu üreten özel bir şirket vasıtasıyla girdim. Bu ürünler, valsli değirmenlerin en önemli parçası olduğu ve dünyada bu ürüne yönelik yoğun talep yaşandığı için, birçok makine imalatçısıyla bir araya gelme ve dünyanın dört bir yanında dostlar edinme fırsatım oldu.
Türkiye dünya değirmencilik endüstrisinde hızla güç kazanıyor. Gelecekle ilgili tahminleriniz ne?
Türkiye, Batı ve Doğu arasında köprü işlevi gördüğü için çok güçlü bir konumda. Türkiye, Orta ve Uzak Doğu için olduğu gibi, Türk Cumhuriyetleri ve Afrika ülkeleri için de en büyük tedarikçilerinden biri.
Türkiye son altı yıldır en büyük un ihracatçısı. Dünyanın yıllık un ihtiyacının yüzde 30'unu Türkiye üretiyor ve bu yılda 1 milyar USD'yi aşan bir rakam demek. Türkiye'den ihraç edilen unun en çok üretildiği şehirler Mardin, İstanbul, Gaziantep, Kırklareli ve Samsun.
Irak'ın Türk gıda ürünleri için ton başına 60 USD' lik vergi artışı uygulamasına ve Rusya'yla İran'ın Rusya'dan alınan buğdayın Irak'a ihraç edilmesi yönündeki işbirliğine rağmen, Türkiye hala un değirmenciliği sektöründe lider rolünde.
Açtığınız yeni Perendale ofisinden biraz bahseder misiniz?
Perendale – Milling and Grain ofisimiz karayolu ile başkent Ankara'ya yaklaşık iki buçuk saat, İstanbul' a ise üç buçuk saat mesafede olan Eskişehir'de bulunuyor. Eskişehir'e hızlı trenle de ulaşmak mümkün. Eskişehir'den trenle Ankara ve Konya'ya gitmek bir buçuk saat, İstanbul'a gitmekse bir saat 45 dakika sürüyor.
Ofisimiz şehir merkezinde, köşe binada ve güzel bir manzaraya sahip!
Kısa bir süre önce, Perendale Şirketi Grup Başkanı Darren Parris'le birlikte Türkiye'deki bazı büyük değirmencilik şirketlerini ziyaret ettiniz. Bu şirketler hangileriydi?
Ziyaretlerimize Ankara'dan başlayıp Aksaray'a ve Konya'ya olarak devam edip son olarak da Eskişehir'e tamamladık. Gezimiz dokuz gün sürdü ve başta Nasa, Meko, Bastak, Aybakar, Çift Kartal, Mysilo, Genç Değirmen, Yenkar, Imaş, Molino, Entil, Selis, Ortaş, Özen Değirmen, Sağbil Paketleme, Necdet Kaya Değirmen ve ATS Makine olmak üzere toplamda 35 şirketi ziyaret ettik.
Çok güzel ve verimli ziyaretler gerçekleştirdik. Sektördeki dostlarımızı görme, onlarla piyasa konusunda yüz yüze konuşma, yaşadıkları zorlukları öğrenme, ihtiyaçlarından haberdar olma ve onlara hizmetlerimizin sorunlarını nasıl çözebileceğini, işlerini nasıl kolaylaştırabileceğini anlatma fırsatımız oldu.
Süregelen döviz krizi Türk değirmencilik sektörünü nasıl etkiliyor?
Hammadde ve benzin fiyatları kısa sürede büyük artış gösterdi. Bu da elbette ithal hammadde kullanan şirketleri etkiledi.
Piyasadaki döviz miktarı değişmese de, psikolojik olarak Amerikan dolarının Türk lirası karşısındaki değeri özellikle arttı.
Değirmenciler devletle birlikte iş birliği yaparak bu sorunun üstesinden nasıl gelebilir?
Türk vatandaşları Amerikan dolarlarını satıp Türk lirası aldılar. Türkiye'deki güçlü bankacılık sistemi ve devletin aldığı önlemler sayesinde kuvvetli Amerikan doları beş altı günde zayıfladı. Türkiye yabancı ülkelerle, Amerikan doları yerine her ülkelerin kendi para birimiyle ticaret yapmak üzere bazı anlaşmalar yaptı. Katar, Azerbaycan, Pakistan, İtalya, Almanya, Fransa, Rusya ve İran, Türkiye'ye destek vereceğini duyurdu. Katar, Türkiye'ye 11 milyar £'in üzerinde yatırım yapmaya karar verdi. Pakistan'da ve bazı Arap ülkelerinde, insanlar Türkiye'yi desteklemek adına Amerikan dolarlarını bozdurup Türk lirası aldılar.
Sizce Milling and Grain'in Türkçe baskısının Türk değirmencilerine nasıl bir faydası oluyor?
Milling and Grain'in en büyük avantajı, dünyanın dört bir yanında ofislerinin olması: Amerika Birleşik Devletler'nde, Güney Amerika'da, Yeni Zelanda'da, Çin'de, Fransa'da, Afrika'da ve Türkiye'de ofislerimiz var. Birleşik Krallık'taki merkez ofisimizi de unutmamak gerek. Bu Milling and Grain'e birçok bölgeden doğrudan haber alma, dünyanın dört bir yanındaki fuarlara ve konferanslara katılma, müşterilerle iş yerlerinde görüşme ve diğer ülkelerdeki ofislere doğru bilgi iletme imkanı veriyor.
Milling and Grain bildiğimiz gibi İngilizce, Türkçe, Çince, İspanyolca, Arapça ve Fransızca dillerinde basılıyor. Ülkenin kendi dilinde yayın yapmak, özellikle anadilinden başka dil bilmeyen insanlara ulaşmamıza yardımcı oluyor.
Bu sayede sektördeki şirketler kendilerini başka ülkelerde, o ülkelerin diliyle ifade edebiliyor ve ticari faaliyetlerini artırabiliyor.
Önümüzdeki yıllarda Türkiye'de değirmencilik konusunda gelişmesi en muhtemel alanlar nedir ve neden?
Türkiye'de un ve yem değirmenciliği sektöründe kaliteli teknolojik ürünler var. Birçok şirket son yıllarda ARGE'ye önem vermeye başladı ve devlet bu alana yatırım yapmak isteyen şirketlere destek veriyor.
Ufukta sizi heyecanlandıran projeler var mı?
İşin imalat kısmından gelen biri olarak, Türk un ve yem değirmenciliği endüstrisini dünya pazarına tanıtmanın ve Türk şirketlerle diğer ülkelerdeki şirketler arasındaki ilişkileri ve ticareti geliştirme konusunda sorumluluğum olduğunu düşünüyorum. Bu konuda gerekli her türlü desteği vermeye çalışıyorum.









