Yazan: Delacon, Austria
Buzağılar doğumdan itibaren zorlu bir yoldan geçmek zorundadır: büyüme sırasında beslenme geçişleri, barınma ve elbette patojen baskısı gibi birçok zorluğu aşmaları gerekir. İyi bir buzağı yönetim programının yanı sıra fitojenik yem katkıları kullanmak zorlu dönemlerde hayvanlara ekstra destek sağlar.
Hastalıkların, tedavi ve ekstra iş gibi bariz ve doğrudan masrafların yanı sıra buzağıların büyümesi ve gelecekteki performansları üzerinde büyük bir etkisi vardır. Hayvan enerjisini hastalıkla savaşmak ve iyileşmek için harcadığından büyüme performansında düşüş yaşanabilir. Soberon ve Van Amburgh (2013), tek bir kez yavrulamış olan ineklerde, sütten kesilmeden önce ortalama günlük kilo kazanımı (ADG) ve gelecekteki süt üretimi arasındaki doğrudan ilişkiyi göstermiştir: sütten kesilmeden önceki ADG'deki her bir ekstra kilo için ilk süt verme dönemindeki süt miktarı 1,550 kg artmıştır. Dolayısıyla hastalıkları azaltmanın ineklerin gelecekteki performansında olumlu bir etkisi olacaktır.
Hastalık geçiren buzağıların diğer salgınlara karşı, 'sağlıklı' olanlardan daha savunmasız olduğu da kanıtlanmıştır. Hastalıklardan etkilenen buzağıların ölmesi şart değildir ama bunlar diğer hayvanlara patojen yayabilir. Bu yüzden bir hastalığın yalnızca öldürme oranını değil, yayılma hızını da göz önünde bulundurmak gerekir çünkü bu hayvan besisi masraflarını etkileyebilir.
Bu makalede buzağıları hayatlarının ilk dönemlerinde etkileyebilen belli başlı hastalıklara ve patojenlere odaklanarak sürüde bu tür hastalıkların daha az görülmesi için bazı ipuçları vereceğiz.
Buzağılar neden hastalıklara karşı savunmasızdır?
Buzağılar annelerinden ayrılmak, barınma ve grup değişimi, sütten kesilme ve beslenme geçişleri, fizyolojik evrim gibi farklı zorluklarla yüz yüze gelen, bağışıklık sistemleri olgunlaşmamış, genç hayvanlar olduklarından hastalık kapmaya yatkındır. Bütün bu değişimler strese sebep olur ve stres, çevredeki patojenlere ve olası yönetim hatalarına ek olarak hastalığa sebep olabilen bir faktördür.
Buzağıları etkileyebilen farklı hastalıklar arasından ikisi çiftliklerde sıkça görülür ve birçok farklı hayvanı etkileyebilir: sindirim sistemi hastalıkları (ishal) ve sığır solunum hastalığı (SSH). Patojen ajanlar buzağının hayatının farklı safhalarında kök salabildiğinden bunların birçok sebebi olabilir. İshal genelde daha erken safhalarda ortaya çıkar ve ana ölüm sebebidir; SSH ise daha sonra görülür ve buzağıların hayatını tehdit eden en önemli ikinci hastalıktır (bkz. Tablo 1).
İshalin yayılma hızı, ki bu grubun tamamında hasta olan buzağı sayısını yansıtır, çiftliklerde epey yüksektir: sütten kesilmeden önce en az bir kez ishal olan buzağı sayısı ikide birden fazladır. Bu birincil ölüm sebebidir ve sütten kesilmeden önce ölen düvelerin yarısı bu sebepten ölür; ayrıca ölümle sonuçlanan her dört vakadan üçü doğumdan sonraki ilk ayda gerçekleşmektedir. Bütün vakalar hayvanların ölümüyle sonuçlanmasa bile, ishalin hayvanın gelecekteki sağlığının ve performansının yanı sıra, besi masrafını sağlıklı hayvanlara kıyasla ortalama 95 avro artırdığı için çiftliğin mali performansı üzerinde de olumsuz bir etkisi vardır. Şekil 1'de ishal vakaları nasıl ortaya çıkarsa çıksın, ishal açısından en kritik dönemlerin hayvanın hayatının ilk birkaç haftası olduğu görülmektedir.
Buzağı zatürresi ya da SSH akciğer ve solunum yolu dokularının iltihaplanması ve zarar görmesiyle sonuçlanan çok etkenli, kompleks bir hastalıktır. Büyüme dönemindeki buzağılarda düşük performans ve ölümün en yaygın sebebidir (bkz. Şekil 2). SSH'nin dişi buzağılardaki etkileri arasında kilo alımında düşüş, ayırma sırasında risk artışı, ilk çiftleşmede gecikme, ilk yavrulamada gecikme ve bazı durumlarda gelecekteki süt üretiminde azalma bulunmaktadır. Süt üretiminde beklenen farkların göz önünde bulundurulup bulundurulmadığına bağlı olarak, ilk 120 günde bir ya da daha çok kez SSH geçirdiği kaydedilen bir düve için besi masrafı, sağlıklı düveler için besi masrafına kıyasla 212-237 USD daha fazladır.
Buzağıların dikkatli bir biçimde yönetilmesi ve sıkı hijyen kuralları, hayvanların yaşamının ilk birkaç saatinden itibaren salgınlarla savaşılması açısından önemli faktörlerdir. Aşağıdaki adımlar salgınların önlenmesine yardımcı olabilir:
Yavrulama ağılının temiz olması ve göbek deliğini dezenfekte etmek
Anne birincil bulaşma kaynağı olduğundan buzağıyla anne arasında teması engellemek
Yeterli bağışıklık aktarımı için ağız sütünün gerekli şekilde yönetilmesi
Daha yaşlı buzağıların genç olanlara hastalık bulaştırmaması için buzağıları yaşlarına göre gruplandırmak
Barınma koşullarının adapte edilmesi: yaşa bağlı olarak hayvan başına belli bir hacim, ayrı ağıl ya da toplu ağıl, hava akışı ve kalitesi, ışık, vs.
Yeterli beslenme yönetimi: süt dağılımı (miktar ve sıcaklık), katı yem, temiz su bulunması
Profilaksi: aşı
Fitojeniklerin faydası nedir?
Bu iyi uygulamalara ek olarak özel olarak formüle edilmiş fitojenik katkılar kullanmak buzağıların dayanıklılığını artırmak ve zorlukları aşmalarına yardım etmek için en iyi seçenek olabilir. Actifor® Protect lezzetli ve yem alımını artırmak için tasarlanmış, farklı bitki ekstrelerinin seçilmiş bir karışımıdır. Buna ek olarak deneylerde, ürünün geniş etki şekli yelpazesiyle zor dönemlerde sindirim ve solunum sistemini desteklediğine yönelik ek faydalar görülmüştür. Etki şekli aşağıdakileri desteklemektedir:
Lezzette ve yem alımında artış
Solunum yolunun fiziksel durumunun korunması; bunun sonucunda öksürükte ve solunum yolu tedavi gereksinimlerinde azalma
Dışkı skorunda, sindirim sisteminin dayanıklılığının arttığına dalalet olan bir gelişme
Performansta ve verimlilikte artış
Hem araştırma tesislerinde hem saha koşullarında denenen Actifor® Protect, Şekil 3'te görüldüğü gibi birçok sağlık kriterinde hatırı sayılır bir gelişmeye sebep oluyor. Bunlar arasında McGuirk puanlamasına göre öksürük ve dışkı skoru (sırasıyla -%30 ve -%23), dayanıklılıkta artış (daha yüksek antioksidan statüsü, iltihaplanmada azalma), solunum yolu tedavi gereksiniminde azalma ve büyüme göstergelerinde artış (günlük kilo alımı, +%7, yemden yararlanma oranı -%4,5) bulunuyor.
Actifor Protect sağmal ve etlik buzağılar, oğlaklar ve kuzular için farklı dozajlama önerileriyle, buzağılar için süt ikamesine ve geviş getiren genç hayvanlar için katı yeme eklenebiliyor.
Sonuç
Buzağıların potansiyelini ortaya çıkarabilmek için yetiştirme sırasında buzağıların düzgün bir biçimde yönetilmesine odaklanmak gerekir. İyi yönetim Actifor® Protect gibi seçilmiş fitojenik yem katkılarıyla tamamlanabilir ve böylece yeterli yem alımı ve büyüme hızı sağlanırken sindirim ve solunum sistemleri de desteklenebilir.









