Yazan: Vaughn Entwistle / Milling and Grain
Yıllarca süren tartışma ve değerlendirmelerden sonra Birleşik Krallık buğday ununa folik asit takviyesi yapmaya karar verdi. Tıp uzmanları uzun zamandır beyin, omurilik ve doğumda oluşan omurilik kusurları da dahil olmak üzere nöral tüpün anormal gelişiminden kaynaklanan durumların görülme sıklığını azaltabileceğini söyleyerek, bu zorunlu şartın uygulanması için çağrıda bulunuyorlardı.
En yaygın iki NTD (Nöral Tüp Defekti) ayrık omurga ve anensefalidir. NTD'ler genellikle hamileliğin ilk birkaç haftasında hatta kadın henüz hamile olduğunu bile bilmeden önce oluşur.
Folik asit takviyesi
Amerika ve Kanada'da çoğu un 1990'lardan beri folik asitle (B9 vitamini olarak da bilinir) güçlendirilmiştir. ABD, zenginleştirilmiş tahıl ürünlerine (ekmek, tahıl, makarna ve pirinç) zorunlu folik asit takviyesi isteyen ilk ülkeydi.
Yönetmelikler 1998 yılında yürürlüğe girmiş ve NTD'de (Nöral tüp defektleri) yüzde 36 azalma olmuştur. Amerika'daki İspanyol toplumda bulunan NTD'ler nüfusun geri kalanına oranla yüzde 21 oranında daha yüksek olduğu için yakın zamanda Amerika Gıda ve İlaç Yönetimi İspanyol mutfağının vazgeçilmezi olan mısır masa ununa folik asit eklenmesiyle ilgili bir şart getirildiğini duyurdu.
Kanada'da takviye ilk kez uygulandığında ayrık omurga ve anensefali de dahil olmak üzere nöral tüp defektleri yarı yarıya azaldı. Kosta Rika, Şili ve Güney Afrika'daki takviye şartı da benzer sonuçlar doğurmuştur.
Dünya genelinde uygulama
Türkmenistan, Kırgızistan ve Özbekistan da dahil olmak üzere Sovyet sonrası ülkelerin pek çoğu, bu şartı benimsemiş ve Tacikistan ve Gürcistan gibi diğer ülkeler de buna uymaya devam etmiştir. Aslında dünya çapında 75'ten fazla ülke buğday ürünlerinin zorunlu folik asit takviyesi şartını uyguladı ve şaşırtıcı bir şekilde, birçok AB ülkesi (şu an İngiltere istisna durumda) bu uygulamaya devam ediyor. Yeni Zelanda başlangıçta konuya olumlu yaklaşıp sonradan tartışmaya devam ederken, listeye Avustralya da eklendi.
Takviye karşıtı eleştiriler
ki Doğal Sağlık Uluslararası Birliği (ANHI) 'den Robert Verkerk'in belirttiği gibi folik asit takviyesinin uygulanmasına belli bir ölçüde karşı durulmaktadır. Birlik, folik asitin sağlığa olan yararlarını onaylamakla birlikte folik asit takviyesinin iki ucu keskin bir bıçak olduğu görüşünü savunuyor. Endişeler daha çok aşırı dozdaki folik asitin kanser vakalarını arttıracağı konusu etrafında odaklanıyor.
Yeşil yapraklı sebzeler, baklagiller ve portakal yiyerek artan folatın pozitif etkileri görülürken, vitamin şirketlerinin takviye olması amacıyla ürettikleri folik asitin sentetik formları, zaten folat içeren ürünleri tüketen kişilerde kanser riskini arttırabilir. AB ülkelerinin çoğu, tipik Avrupa beslenmesi gözönüne alındığında zorunlu folik asit takviyesinin gereksiz olduğunu düşünüyor.









