Yazan: Mehmet Uğur GÜRKAYNAK / Milling and Grain Türkiye, Avrasya, Orta Doğu Direktörü
Türkiye un sanayisinin en kapsamlı buluşmalarından biri olan Türkiye Un Sanayicileri Federasyonu (TUSAF) 20. Uluslararası Kongre ve Sergisi, 12–15 Şubat 2026 tarihleri arasında Antalya’daki Kaya Palazzo Golf Otel’de gerçekleştirildi. Milling and Grain adına takip ettiğim organizasyon, hem Türkiye’den hem de dünyanın farklı bölgelerinden gelen sektör temsilcilerini, akademisyenleri, kamu yetkililerini ve uluslararası kurum temsilcilerini bir araya getirdi.

Bu yıl “İklim Dayanıklılığı ve Ticaretin Geleceği” temasıyla düzenlenen kongre; un, makarna ve yem sanayisi başta olmak üzere tahıl ticareti, değirmencilik teknolojileri, gıda sanayi ve tarım politikaları alanında faaliyet gösteren geniş bir paydaş kitlesini bir araya getirdi. Alınan bilgilere göre organizasyona 1400’ün üzerinde ulusal ve uluslararası delege katılırken, sergi bölümünde 500’den fazla firma temsil edildi ve 40’ın üzerinde sergi alanı oluşturuldu. Bu yönüyle etkinlik yalnızca bir kongre değil, aynı zamanda sektörün küresel ölçekte fikir alışverişi yaptığı bir platform niteliği taşıdı.
Programın ilk günü olan 12 Şubat akşamı, katılımcılar düzenlenen hoş geldiniz kokteylinde bir araya geldi. Sektör temsilcileri, akademisyenler ve kamu kurumlarından yetkililerin katıldığı bu buluşma, kongrenin resmi oturumları öncesinde katılımcılar arasında yoğun bir iletişim ortamı oluşturdu. Akşam saatlerinde düzenlenen gala yemeği ise sektörün önde gelen isimlerini aynı masada buluşturan bir diğer önemli organizasyon oldu.



Kongrenin resmi açılışı ise 13 Şubat sabahı gerçekleştirilen protokol konuşmalarıyla başladı. Açılışta Türkiye un sanayisinin dünya ihracatındaki lider konumu, sektördeki dönüşüm ve küresel piyasalardaki değişimler üzerine değerlendirmeler yapıldı. Türkiye’nin son 11 yıldır dünya un ihracatında liderliğini sürdürdüğüne dikkat çekilirken, sektörün üretim kapasitesi, teknoloji kullanımı ve uluslararası rekabet gücünün bu başarının arkasındaki temel unsurlar olduğu vurgulandı.

Ekonomi Politikaları ve Küresel Görünüm
Kongrenin ilk teknik oturumunda Bilkent Üniversitesi öğretim üyesi ve Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın eski başekonomisti Prof. Dr. Hakan Kara, “Türkiye ve Dünya Ekonomi Politikaları” başlıklı sunumuyla küresel ekonomik görünümü değerlendirdi. Kara, son yıllarda dünya ekonomisinin yüksek enflasyon, sıkı para politikaları ve jeopolitik risklerle şekillendiğini belirterek, tarım ve gıda sektörlerinin bu dalgalanmalardan doğrudan etkilendiğine dikkat çekti.
Sunumda özellikle enerji fiyatları, tedarik zincirleri ve küresel ticaret politikalarının gıda üretimi üzerindeki etkileri ele alındı. Tahıl piyasalarının makroekonomik gelişmelere karşı oldukça hassas olduğunu belirten Kara, üretici ülkelerin politikalarının küresel fiyat dengeleri üzerinde belirleyici rol oynadığını ifade etti.
Kongrenin en dikkat çeken oturumlarından biri olan “Türkiye Tahıl Piyasaları ve Ticaret” başlıklı panelde ise kamu kurumları, sektör temsilcileri ve uluslararası ticaret aktörleri aynı platformda buluştu.
Cumhurbaşkanlığı Tarım ve Gıda Politikaları Kurulu üyesi Prof. Dr. Aykut Gül’ün moderatörlüğünü üstlendiği oturumda, Toprak Mahsulleri Ofisi Yönetim Kurulu Başkanı ve Genel Müdürü Ahmet Güldal, İhracat Genel Müdürlüğü Genel Müdür Yardımcısı Tayfun Kılıç, Ulusal Hububat Konseyi Başkanı Yaşar Serpi, Türkiye Yem Sanayicileri Birliği Başkanı M. Ülkü Karakuş, Türkiye Makarna Sanayicileri Derneği Başkanı M. Aykut Göymen ve Arion Commodities CEO’su Ari Arevyan konuşmacı olarak yer aldı.
Panelde Türkiye’nin tahıl piyasalarındaki rolü, kamu müdahale politikaları, uluslararası ticaret akışları ve sektörler arası etkileşimler kapsamlı biçimde değerlendirildi. Konuşmacılar özellikle son yıllarda yaşanan iklim kaynaklı üretim dalgalanmalarının ve jeopolitik gelişmelerin küresel tahıl ticaretinde yeni dengeler oluşturduğunu dile getirdi.
Günün bir diğer önemli başlığı ise sağlıklı beslenme ve gıda güvenliği oldu. Gıda ve Kontrol Genel Müdürü Dr. Ersin Dilber, “Sağlıklı Toplum için Tam Buğday: Gıda Kontrol Perspektifinden Stratejik Yaklaşım” başlıklı sunumunda tam buğday ürünlerinin beslenme açısından önemine değindi.
Dilber, Türkiye’de tam buğday tüketiminin artırılmasının hem halk sağlığı hem de tarımsal sürdürülebilirlik açısından önemli olduğunu ifade ederek, bu alandaki politika çalışmalarını ve denetim süreçlerini katılımcılarla paylaştı.



Dijitalleşme ve Yapay Zeka
Günün son oturumunda ise işletmelerde dijital dönüşüm ve yapay zekâ uygulamaları gündeme geldi. Trasta Finans ve Danışmanlık A.Ş.’nin kurucu ortaklarından Prof. Dr. Keramettin Tezcan, “İşletmelerde Yapay Zekanın Dijital Gözleri: Kurgan ve Vedas” başlıklı sunumunda veri analitiği ve yapay zekâ uygulamalarının iş dünyasında giderek artan rolünü anlattı.
Tezcan, üretim ve ticaret süreçlerinde veri temelli karar alma mekanizmalarının şirketlerin rekabet gücünü önemli ölçüde artırdığını vurgulayarak, özellikle tarım ve gıda sektöründe dijitalleşmenin hız kazanacağını ifade etti.




Enerji Verimliliği ve Akıllı Prosesler
Kongrenin ikinci günü üretim süreçleri ve teknolojik dönüşüm konularına odaklandı. Çukurova Üniversitesi öğretim üyesi Prof. Dr. Mehmet Sertaç Özer’in moderatörlüğünde gerçekleştirilen “Üretim ve Ticarette Rekabet Gücü: Enerji Verimliliği ve Akıllı Prosesler” oturumunda sektördeki teknolojik gelişmeler ele alındı.
Toprak Mahsulleri Ofisi’nden Dr. Sibel Maraş, AgriFin Tarım Finans Araştırmaları Başkanı İbrahim Oğuz, TABADER Başkanı Prof. Dr. Mustafa Bayram ve Behn&Bates Satış Mühendisi Ali Khechen enerji verimliliği, otomasyon ve proses optimizasyonu konularında sunumlar gerçekleştirdi.
Konuşmalarda özellikle enerji maliyetlerinin sanayi üretimi üzerindeki etkisi ve akıllı üretim sistemlerinin rekabet avantajı yaratmadaki rolü öne çıktı.
Aynı gün gerçekleştirilen söyleşide ise lisanslı depoculuk sistemi masaya yatırıldı. Adana Ticaret Borsası Başkanı Şahin Bilgiç’in moderatörlüğünde düzenlenen oturumda Toprak Mahsulleri Ofisi Alım ve Muhafaza Daire Başkanı Gökhan Gürbüz, İç Ticaret Genel Müdürlüğü Lisanslı Depoculuk Daire Başkanı Bahar Emre, LİDAŞDER Başkanı Serdar Genç ve Nar Un Genel Müdürü Cem Oğuz Kırtız görüşlerini paylaştı.
Panelde lisanslı depoculuk sisteminin tarımsal ticaretin daha şeffaf ve güvenilir şekilde yürütülmesine katkı sağladığı vurgulandı. Konuşmacılar ayrıca ürün senetlerinin finansmana erişim açısından üreticilere ve sanayicilere önemli avantajlar sunduğunu ifade etti.
Küresel Tahıl Piyasalarında Yeni Dengeler
Kongrenin en uluslararası nitelikli oturumlarından biri olan “Global Tahıl Piyasalarında Yeni Denge Arayışı” paneli, Avrupa Un Değirmencileri Birliği Başkan Yardımcısı Jan Cordesmeyer’in moderatörlüğünde gerçekleştirildi.
Rusya merkezli Tarımsal Piyasa Analizleri Enstitüsü Direktörü Dmitri Rylko, Kazakistan merkezli Food Contract Corporation Başkan Yardımcısı Ildar Ismagulov, Uluslararası Tahıl Konseyi kıdemli ekonomisti Alexander Karavaytsev ve TMO’dan Dr. Güler Ünlü küresel tahıl piyasalarındaki gelişmeleri değerlendirdi.
Panelde Karadeniz havzasındaki üretim ve ihracat dinamikleri, Asya ve Orta Doğu pazarlarındaki talep değişimleri ve küresel ticaret rotalarındaki dönüşüm ele alındı.
Kongrenin kapanış oturumu ise etkinliğin ana temasıyla doğrudan bağlantılıydı. “İklim Dayanıklılığı ve Ticaretin Geleceği” başlıklı panelde Boğaziçi Üniversitesi’nden Prof. Dr. M. Levent Kurnaz, Türk Tarımsal Diplomasi Grubu Tarım Kurulu Başkanı Melisa Tokgöz Mutlu, Dünya Ticaret Örgütü danışmanı Jonathan Hepburn ve Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı (UNDP) Avrupa ve Orta Asya Bölgesi İklim Değişikliği Sorumlusu Nuri Özbağdatlı konuşmacı olarak yer aldı.
Panelde iklim değişikliğinin tarım üretimi, ticaret politikaları ve gıda güvenliği üzerindeki etkileri detaylı biçimde ele alındı. Uzmanlar özellikle kuraklık, su kaynakları yönetimi ve karbon politikalarının önümüzdeki yıllarda tarım ticaretini belirleyecek başlıca faktörler arasında yer alacağını ifade etti.
İki gün süren kongre boyunca yalnızca oturumlar değil, aynı zamanda sergi alanındaki teknoloji ve ekipman tanıtımları da sektör temsilcileri için önemli bir buluşma noktası oluşturdu. Değirmencilik teknolojilerinden depolama sistemlerine, laboratuvar ekipmanlarından lojistik çözümlerine kadar geniş bir yelpazede ürün ve hizmetlerin tanıtıldığı sergi alanı, katılımcılar tarafından yoğun ilgi gördü.
Kongrenin üç dilde – Türkçe, İngilizce ve Rusça – gerçekleştirilmesi ise organizasyonun uluslararası niteliğini güçlendiren unsurlardan biri oldu.
Değirmencilik Sektörünün Küresel Perspektifi
Antalya’daki buluşma, yalnızca Türkiye un sanayisinin değil, aynı zamanda küresel tahıl ve değirmencilik sektörünün karşı karşıya olduğu zorlukları ve fırsatları değerlendirmek açısından önemli bir platform sundu.
Ekonomi politikalarından iklim değişikliğine, enerji verimliliğinden ticaret dinamiklerine kadar geniş bir yelpazede gerçekleştirilen tartışmalar, sektörün geleceğine yönelik önemli ipuçları ortaya koydu.
Katılımcıların değerlendirmelerine bakıldığında, TUSAF Uluslararası Kongre ve Sergisi’nin yalnızca Türkiye’de değil, küresel değirmencilik takvimi içinde de önemli bir referans noktası haline geldiği görülüyor. Özellikle tahıl ticaretinin hızla değişen dinamikleri ve iklim kaynaklı risklerin artması, bu tür platformların sektör için stratejik önemini daha da artırıyor.
Bu yönüyle Antalya’daki organizasyon, hem sektörün mevcut durumunu değerlendirmek hem de geleceğe yönelik ortak bir perspektif geliştirmek açısından güçlü bir zemin oluşturdu. Kongre sona ermiş olsa da, burada yapılan tartışmaların ve ortaya konulan fikirlerin önümüzdeki dönemde sektör politikalarına ve ticari stratejilere yön vermesi bekleniyor.






















