Yazar: Martin Zorrilla, Ar-Ge Başkanı, Nutrition Technologies Şirketi, Birleşik Krallık
Böcekler, yem üretiminde kullanılan bir bileşen olabilir. Son on yılda, bu cümle, uç bir önermeden geniş çapta kabul edilen bir gerçek haline geldi. Altı bacaklılardan yem üretimiyle ilgili araştırmalar 1980"lerin başından bu yana sürse de, son zamanlarda yayınlanan akademik makaleler ve özel sektörde yaşanan hızlı gelişmeler, bu düşünceyi yaygınlaştırdı.
Öte yandan, bu konuda meydana gelen ilerlemenin odak noktası sınırlı. Böcekler, kendi başlarına kullanılabilecek çeşitli işlevsel yararlara sahip yeni bir bileşenden ziyade, çoğunlukla balık unu yerine kullanılabilecek bir ürün olarak görüldü. Tabii ki böyle olmasının mantıklı bir nedeni var.
Balık unu fiyatları, son yıllarda artma eğilimi gösteriyor ve şu anda piyasada ciddi bir belirsizlik ve oynaklık var. Bu neden bile tek başına, pek çok kişinin proteine alternatif bir ürün üretmek amacıyla zaman ve kaynak harcaması için yeterli oldu.
Ancak, domuz, kümes hayvanları, balık ve deniz kabukluları açısından hayvan sağlığı ve performansı üzerinde bunun yaratabileceği potansiyel etki ise, genellikle gözden kaçırılan bir uygulama alanı oldu.
Siyah Asker Sineklerin Larvaları (BSFL) gibi böcekler, dengeli bir aminoasit profiline sahip. Bu da bu larvaların, etçil beslenen balıkların beslenme düzenlerinde bulunan balık ununun yerini, bitki proteinlerine kıyasla çok daha başarılı bir şekilde, alabilecekleri anlamına geliyor. Örneğin, 2011 yılında Sealey ve arkadaşlarının yaptığı araştırmada, BSFL yeminin, gökkuşağı alabalığının beslenme düzeninde bulunan balık ununun yüzde 50"ye kadar bir oranla başarılı bir şekilde yerine geçebileceği bulundu.
Öte yandan, böceklerin aminoasit profiline odaklanarak aslında bu buluşun bizim açımızdan ne kadar yenilikçi olduğunu hafife alıyoruz. Geleneksel böcek yetiştiriciliği 3.200 yıl öncesine dayanıyor, ancak yüksek hacimli böcek üretimi yalnızca geçtiğimiz senelerde, yani böcek yemi içeren besin düzenlerinin etkileriyle ilgili ciddi araştırmalar yapılmaya başlandığı zaman gerçekleşti.
Üretime geçmede yaşanan gecikme, böceklerin, vahşi doğadaki kümes hayvanlarımızın ve su kültüre türlerimizin pek çoğunun doğal besin düzenini oluşturduğu gerçeğine rağmen yaşandı. Gerçekte, hayvan yemine böcek eklediğimiz zaman, evcilleştirilmiş hayvanlarımızın önüne ilk besin kaynaklarını tekrar sunmuş oluyoruz. Kümes hayvanı yemindeki balık ununu böcek yemi ile değiştirirsek, "balık ununu ikame etmiş" olmuyoruz, bir böcek değişimi yapmış oluyoruz ve aslında hayvanların orijinal besin kaynağını kullanıyoruz.
Beklenildiği üzere, doğal beslenme düzeninin sonucunda, sağlıklı hayvanlar meydana gelir. Böcek bazlı yemlerin işlevsel yararlarıyla ilgili yakın zamanda yapılan araştırmalar, bu yemlerin domuz ve kümes hayvanlarının bağırsak sağlığı, büyüme performansı ve hastalık direnci üzerinde önemli etkileri olabileceğini ortaya çıkardı. 2015 yılında, Park ve arkadaşları, SASL bağırsağında çeşitli bakterileri engelleyen yeni bir Antimikrobiyal Peptit (AMP) keşfetti. Takip çalışmalarında, bu AMP"lerin, E. coli, S. aureus ve hatta bitki patojeni Rhizoctonia solani gibi mantarları engelleyebileceğini teyit edildi. 2016 yılında yapılan bir incelemede Jozefiak ve araştırmanın eş yazarları, sonuçlarla ilgili çok olumluydu: "Böceklerdeki antimikrobiyal peptitler, antibiyotiklere karşı bakteriyel direncin dünya çapında artması nedeniyle büyük umut vermektedir."
AMP"lerin yanı sıra, Siyah Asker Sineklerin Lavraları, başka bir antimikrobiyal bileşen açısından zengindir: Orta Zincirli Yağ Asitleri (MCFA"lar). MCFA"lar, bakteriyel membranları bozabilmeleri nedeniyle domuz ve kümes hayvanları sektörlerinde dikkat çekmişti, ama bitkisel yağlarda MCFA kesitlerinin yüksek olması nadir görülen bir şeydir.
Nutrition Technologies"te ürettiğimiz BSFL yağında, yüzde 40'ın üzerinde, hakkında çok fazla çalışmanın olduğu bir MCFA olan laurik asit (C-12) bulunur. Bu da, domuz yavrularının başlangıç öncesi ve başlangıç diyetlerinde bağırsak sağlığı için ideal bu yağı ideal bir hale getirir. Tam yağlı BSFL yemlerimiz bile, 2017 yılında yaptığı araştırmada Spranghers ve arkadaşları tarafından bildirildiği üzere, sütten kesilmiş domuz yavrularında bulunan D-streptokok gibi patojenleri azaltmak için yeterince yüksek bir seviyede MCFA içerir.
Böcek yeminin sağlık açısından su kültürü türleri üzerindeki etkileriyle ilgili yeterli araştırma yok, ancak elde edilen erken sonuçlar heyecan vericidir. Whiteleg Shrimp (Whiteleg Karidesi, L. vannamei) üzerine yapılan bir endüstri araştırmasında, patojen (Vibrio parahemolyticus) ile bir yükleme testi gerçekleştirildi ve un kurdu proteiniyle beslenen karideslerde yüzde 33 oranında daha yüksek bir canlı kalma oranı bulundu. Vibriyon yıkıcı bir sendrom olan Erken Ölüm Sendromuna (EMS) neden olduğu için, elde edilen bu bulgunun etkileri, özellikle Güney Doğu Asya için önemlidir. Nutrition Technologies"te BSFL yeminin Whiteleg Karidesi ve Marron (Cherax cainii) üzerindeki bağışıklık düzenleyici etkisini araştırmak üzere, Curtin Üniversitesi ile iş birliği içerisinde Avustralya hükümeti tarafından desteklenen çalışmalar gerçekleştiriyoruz. Bu çalışmaların sonuçları, bu yıl Temmuz ayında yayınlanacak.
Kümes hayvanları için böcek yemi bağırsak sağlığını geliştirmekten çok daha fazlasını yapıyor. Yumurta tavuklarıyla yakın zamanda yapılan birkaç araştırma, tavukların beslenme düzenleri balık yemi içerecek şekilde değiştirildiği durumda bile, üretkenlikte artış olduğunu gözlemledi. 2012 yılında, Park ve arkadaşları tarafından yapılan bir araştırmada, BSFL yemi yumurta tavuklarının beslenme düzenlerine dahil edildiğinde, bunun yumurta performansını, kabuk kalınlığını ve yumurta ağırlığını arttıracağı bulundu. Aynı yıl, Secci ve arkadaşları, BSFL yeminin yumurtalardaki kolesterolü yüzde 11 oranında azalttığını ortaya çıkardı. 2015 yılında ise Dr. Aidan Leek raporunda, kümes hayvanlarının canlı böceklere olan davranışsal tepkisi nedeniyle, tavukları canlı BSFL ile beslemenin, gagalama salgınlarını kontrol etmek için kullanılabileceğini gösterdi.
Bu umut verici sonuçlara rağmen, bir endüstri olarak, böcek yemiyle ilgili bilgilerimizin başlangıç aşamasında olduğunu unutmamamız önemli. Hala öğrenme aşamasındayız. Örneğin, böcek kabuğu biyopolimerinin, kitinin, sindirilebilirlik üzerinde nasıl bir etkisi olduğunu araştırıyoruz. Aktif bir şekilde araştırmanın yapıldığı bir başka alan da, böceklerin beslenme düzeninin BSFL yemindeki yağ asidi karışımını optimize etmek için nasıl değiştirilebileceğiyle ilgili.
hızı kesinlikle arttı. 2017 yılında, geçtiğimiz 11 yılda toplam bildiri sayısına göre, su kültüründe BSFL ile ilgili çok daha fazla akademik bildiri yayınlandı. Ancak, böcek bazlı yem hakkında elimizdeki bilgi ileriki yıllarda ciddi oranda artsa bile, bu bilgi yalnızca şu anda ticari üretim için kullanılan birkaç türle ilgili olacak (dünyada tanımlı 1 milyondan fazla böcek türü var).
Böcek üreticileri olarak, halen bilmediğimiz şeylerin uçsuz bucaksız olması, bunaltıcı
olabiliyor. Aynı, mümkün olan şeylerin sınırının nefes kesici olması gibi. Böcek yemi yaygın bir şekilde kullanılabilir hale geldikçe, kullanımının ve içeriğinin anlaşılması da, hayvan yemi endüstrisinde önemli değişiklikler yaratmak için temel olacak.









