Ron ve Mildred, İngiltere'nin kuzeybatısında 'Windmill Land' olarak bilinen bir bölgeden geliyor. 1968 yılında Londra'nın batısında Reading'e taşındıklarında Mildred'in High Wycombe'nin yakınında Lacey Green'de en yakın yel değirmenini bulup yıkılmak üzere olan bir harabeyi kurtarmak için aktif rol oynamasına şaşılmasa gerek.
Geride bıraktıkları mahallelerinde, Mapledurham'da Thames kıyısındaki orta çağdan kalma su değirmeni kısa zaman önce onarılmıştı. Mildred değirmeni 30 yıl boyunca tek başına çalıştırarak kısa zamanda İngiltere'nin tek su değirmencisi haline geldi. Kendisi aynı zamanda Değirmen Bölümlerinin başkanı ve son on yıldır mütevelli heyet üyesi olarak Antik Binaları Koruma Derneği'nde önemli bir konuma yükseldi.
2001 yılında değirmencilik tarihi ile ilgili resim ve belgelerin saklanacağı bir uzmanlık arşivine gerek duyduklarını kararlaştırdılar. Kısa zaman önce eczacılık endüstrisinden emekli olmuş olan Ron, bunu bağımsız bir bağış projesi olarak üstlendi. İlk olarak yalnızca Mildred'in koleksiyonuna sahip olan Vakfın şu an 270 milyon koleksiyondan dört milyon ögesi bulunuyor. Ron, 2010 yılında Kraliçe'den MBE unvanını aldı. Ancak, en çok gurur duydukları anlar, Arşiv'in 2016 yılında Ulusal Akreditasyon kazanması ve kısa zaman önce Gönüllü Hizmetler için Kraliçe'den aldığı ödül.
Hoş geldiniz Mildred ve Ron Cookson. Mildred, Birleşik Krallık'ta Değirmen Arşiv Vakfı'nın kuruluşuna sizin öncü olduğunuzu öğrendim. Bize biraz bundan bahsedebilir misiniz?
Mildred: 2001 yılında, elimdeki birçok yıl öncesine dayanan değirmencilik materyalleri ile ilgili koleksiyonlara ev sahipliği yapabilecek bir arşivin bulunmadığı konusunda endişeliydim. Bununla ilgili olarak başkalarıyla da görüştük ve Birleşik Krallık'ta tarihi değirmencilik dokümanları ve ögelerine düzgün şekilde ev sahipliği yapabilecek bir yer olmadığını fark ettik. 2002 yılında Değirmen Arşiv Vakfı'nı kurma kararını aldık. Reading'te Wallington House'a taşınmadan önce başladık. Birçok ülkeye geleneksel bir değirmenci olarak gerçekleştirdiğim seyahatlerde silindirli değirmenler gördüm ve birçok şeyin geliştiğini ama bu geçiş aşamasının kaydedilmesi için hiçbir şey yapılmadığını fark ettim. Bugün Birleşik Krallık'ta yaptığımız şey, yani değirmencilik teknolojisi ve değirmencilik endüstrisindeki kişiler hakkında bilgi toplama işi, dünyanın hiçbir yerinde yapılmadı. Muhteşem bir süreç oldu. Şu anda 400'ün üzerinde koleksiyonumuz ve dört milyonun üzerinde fotoğraf ve diğer ögemiz bulunuyor.
Ron, Mildred'in değirmenciliğin evrimi hakkındaki vizyonu bakımından Değirmen Arşiv Vakfı'nın uluslararası düzeydeki durumu ne kadar önemli?
Ron: Uluslararası düzeyde ne kadar dikkat çektiğimizi görmek çok etkileyici. Aile içinde bir sorundan yola çıkıp konunun aslında ulusal bir konu olduğunu gördüğümüzde, arşivi bulunmayan birçok uluslararası materyalin olduğunu fark ettik. Birçok kişi, değirmencilik tarihinin 1900'lü yıllarda yel ve su değirmenleri ile sona erdiğini düşünüyor gibi. Burada iki temel sorun var; bunların birisi çağdaş yaşam ile bağlantı. Tarih, 200 ya da 2000 yıl önce ne olduğu ile değil günümüz ile ilgili. Diğer sorun ise değirmenciliğin yalnızca İngiltere kökenli olmaması. Biz İngiltere temelliyiz ve ortalama bir yıl içerisinde 150 farklı ülkeden 200.000'i aşkın yeni ziyaretçi çeken bir sitemiz var. Arşiv, değirmenciliğin uluslararası gelişimini kaydetmeye büyük ilgi duyuyor.
Peki Arşiv için kayıtlı tarih bakımından birey ne kadar önem taşıyor?
Ron: Bu kadar başarılı olmamıza yardımcı olan şeylerden biri insanların hikayelerini paylaşmamız. Tüm bu hikayeler ile değirmencilik alanında yer alan kişilere, onların yaşadığı sorunlara, bunları nasıl aştıklarına ve ne gibi bir etkiye sahip olduklarına dikkat çekebiliyoruz.
Değirmencilik Onur Salonu'na aşinayız ve biz de 'Gizli Kahramanlar' adını verdiğimiz bir bölüm ile bireylere dikkat çekmek için kendi çalışmalarımızı yürütüyoruz. Arka planda kalmış, unutulmuş, ama değirmenciliğe büyük katkılar yapmış olan kişiler hakkında hikayeler arıyoruz.
Böyle bir kişiye bir örnek verebilir misiniz?
Ron: Geçenlerde elime harika bir kitap geçti. E. Cora Hind'in 'Seeing for Yourself' adlı kitabı. Kendisi Kanada'dan. 1861'de doğmuş ve 1944 veya 1945 yılında ölmüş. O dönemde Kanada'da yaşayan bir kadın olarak tüm yetki ve itibar erkeklerde olsa da kendisi dünya çapında tahılların verimi konusunda bir otorite halini almış. Kendisi, 10 yıllık bir dönem içinde, İkinci Dünya Savaşı'ndan önce, Kanada'da tahıl verimi konusunda ulusal otorite olmuş. Ölümünün ardından Winnipeg Tahıl Paylaşım etkinliğinde onuruna iki dakikalık saygı duruşu yapıldı. Bu kadının tek başına bu kadar çok şey gerçekleştirebilmiş olması çok etkileyici. Yalnızca bu hikayeyi paylaşmak bile daha önce hiç düşünmemiş olabileceğiniz bir konuya eğilmenizi sağlıyor.
Peki Değirmencilik Onur Salonu'ndan bahsedelim. Bu fikri dergimiz sundu (ilk öneren kişi ofisimizde çalışan arkadaşım James Taylor idi) ve Mühlenchemie'nin desteği ile fiziksel Salonu kurdu. Geçtiğimiz yılki ilk etkinliğimizin ardından bu yılki etkinlik için Dünya Un Günü olan 20 Mart tarihinde ikinci bir sunum gerçekleştiriyoruz. Değirmen Arşiv Vakfı, Değirmencilik Onur Salonu'na alınan kişilerin kaydını da tutmakla ilgilenir mi?
Mildred: Büyük mutluluk duyarız. Halihazırda Rex Wails Koleksiyonu'na ev sahipliği yapan Milling and Grain salonumuz bulunuyor.
Ron: Benzer şeyler yapıyoruz; değirmenciliğe katkıda bulunan ve dünyaya besin sağlayan kişilerin değerini vurguluyor ve bu alandaki bir dizi sorunu ele alıyoruz. Böylece, belirli kişilere hala hayattayken teşekkür etme fırsatımız oluyor. Bize sağladığınız her şeyin kaydını tutup bunları gelecek nesiller için saklamaktan mutluluk duyarız. Bunu bu yıl veya önümüzdeki yıl için değil sonraki nesiller için yapıyoruz. Şu an kaydını tuttuğumuz hikayeler, 2080 yılı ve sonrası için önemli olabilir.
Birleşik Krallık'ın dışındaki endüstri ve kişiler, Birleşik Krallık Değirmencilik Arşivi için önemli mi? Onlardan Arşivinize sunmaları için koleksiyonlarını göndermelerini istememiz iyi olur mu?
Ron: Kesinlikle. Hatta aldığımız ilk koleksiyonlardan biri, Amerika Birleşik Devletleri'ne gitmiş olan ve orada değirmenci olarak iş bulamayan, çalışmalarıyla ilgilenip ilgilenmediğimizi öğrenmek isteyen bir kişidendi. 15 yıl kadar önceydi. Elbette çalışmaları Amerika'daki değirmenler ile ilgiliydi, ama dijital ortamda hepimiz birbirimize bağlı olduğumuzdan bunları sunmamız kolay oldu. Tüm kayıtları düzgün şekilde saklıyoruz, ama kopyalarını oluşturup dijital ortamda sunabiliyoruz. Yatırımımız, bu materyalleri olabildiğince fazla kişiye ulaştırabilmek için dijital ortama odaklanıyor.
Mildred: Rex Wails koleksiyonunda da aynı şey oldu. Kendisi çok seyahat eden biriydi. Finlandiya'da yüzlerce fotoğraf çekmişti ve Finlandiya Hükümeti fotoğrafları görünce çok memnun kalmıştı. Sürekli olarak dünyanın her yerinden kişilerin birbiri ile etkileşim kurmasını sağlıyoruz.
Son olarak, kayıtlı bir vakıf kuruluşusunuz. Birleşik Krallık'ta tanınan ve yetkili bir arşiv konumundasınız ve Birleşik Krallık'ın dışından destek arıyorsunuz. Doğru anlatabildim mi?
Ron: Şu anda uluslararası destek arıyoruz. Örneğin, mütevelli heyet üyelerimizden biri o bölgelerde uzman olduğundan dünya çapında Müslüman ülkelerdeki değirmenler bakımından en iyi koleksiyonlardan birine sahibiz. Bakış açımız ve ürünlerimiz uluslararası ortama yönelik.









