İleri teknoloji ürünü yeni fabrikanın açılışı,  'un değirmenciliği tarihinde çığır açan bir an' 

İngiltere'nin kuzeyinde, Yorkshire'daki Whitley Bridge'de bulunan yeni fabrika un değirmenciliği tarihinde çığır açan bir an olarak betimleniyor. Fabrika BK'nin en büyük un değirmencisi Whitworth Bros Ltd. için yapıldı ve şirket şimdiden Mill E3'ün teknolojik ve dijital avantajlarından faydalanmaya başladı.

Piyasadaki en teknolojik fabrikalardan biri olarak anılan Mill E3'ün merkezinde, üretim sürecinin her açısıyla ilgili bilgi toplayan 15.000'i aşkın veri göstergesi var.

İlk Mill E3'ün açılması, SmartMill'e giden yolculuğun ilk durağı ve amaç analiz edilen veriler ve çığır açan blok zinciri teknolojisiyle, en kaliteli ürünlerin üretilmesi için en verimli, şeffaf ve tutarlı üretim sürecini yaratmak.

Whitley Bridge'de üretilen ve analiz edilen veriler, değirmencilik teknolojisini veriden yardım alan mevcut değirmenden, üretimi optimize etmek için kendi proses parametrelerini kapalı bir döngü içinde kullanabilen bir tesise dönüştürecek.

Hayallerden gerçeklere

Bühler Buğday ve Çavdar Birim Müdürü Roman Sonderegger'e göre Mill E3 hayalken gerçek oldu. Whitworth Bros'un fabrikası, gelecekteki dijital hizmetleri yeniden tanımlayarak bütün değirmencilik sektörünü etkileyecek.

 Sonderegger, 'Bu Bühler için çok önemli bir proje. Değirmencilik süreci hakkında ilk kez bu miktarda yeni veri toplamamıza imkan verirken aynı zamanda SmartMill'i yaratmak için Whitworth Bros'la iş birliği yapma fırsatına sahip olmamızı sağlayacak,' diyor.
'Bu fabrika müşteri değer zincirlerimizde elektrik, su ve gıda atığını 2025'e kadar yüzde 50 azaltma yönündeki şirket hedefimize ulaşmamız açısından da önemli.'

Mill E3'ün açılışı, Bühler ile Whitworth Bros arasındaki neredeyse 20 yıllık sıkı iş birliğinin sonucu. Whitworth Bros Genel Müdürü Mike Peters konu hakkında, 'Bühler un fabrikası yapımı konusunda mükemmel, biz de bunları işletme konusunda çok iyiyiz,' şeklinde açıklama yapıyor.

'Müşteri beklentilerini ve üretim baskılarını ele aldığımız gerçek üretim koşulları altında geri bildirim ve gözlem yapabiliyoruz. Bir un fabrikasını işletmek ve fabrikanın bakımını yapmak, fabrika kurmaktan çok farklı.'

Mill E3'ün çalışma tarzı

Mill E3, kurulum süresini yüzde 30'a varan oranlarda azaltmak için değirmen ekipmanını modüler 'tak-çalıştır' konseptiyle kurma fikrini merkez alıyor. Aynı zamanda fabrikanın hacmini azaltarak inşaat masraflarını azaltıyor. Un fabrikaları, enerji tasarruflu ekipman sayesinde ve dijital hizmetleri en iyi şekilde kullanarak işletme masraflarını azaltabiliyor.

Mill E3'ün ana bileşenlerinden biri olan tamamen entegre Arrius öğütme sistemi enerji tüketimini azaltıyor, hızlı kuruluma imkan veriyor ve en yüksek gıda güvenliği standartlarının yanı sıra güvenilirlik ve optimal öğütme performansı sunuyor. Arrius öğütme sistemi Whitley Bridge'deki fabrikada ilk kez gerçek üretim hacmiyle kullanıldı.

Whitworth Bros'ta teknik değirmenci olan Andrew Thomson, 'Fabrikaya gelen buğday öncelikle çevrim içi sensörler tarafından kontrol ediliyor ve ana parametreler saptanıyor,' diyor. 'Ama sonra Arrius'un içindeki sensörler buğdayın dağılımını tekrar kontrol ediyor ve düzenliyor. Böylece öğütme sistemi buğdayın öğütülme aşamasında değişen özelliklerine uyum sağlayabiliyor. Sensör teknolojisinin bu eşsiz kullanımı, her aşamada optimal öğütme parametrelerinin sağlanmasına imkan veriyor.'

Fabrika düzeni optimal performans ve ekipmanlara kolayca ulaşılıp bakım yapılması için özel olarak tasarlandı. Önceden monte edilen ve test edilen körük modülleri, hızlı 'tak-çalıştır' kurulum için tasarlandı. Bunlar binanın dışındaki konteynerlerde muhafaza ediliyor ve böylece ürün fabrika içinde hava basıncıyla en verimli biçimde naklediliyor.

Hedeflere ulaşılması için dijital çözümler

Fabrikanın içindeki çalışmaların her açıdan kontrol edilebilmesi için sensörler birkaç saniyede bir Bühler Mercury İmalat Yürütme Sistemi'ne (MES) ve algoritmaların geçmişteki ve şu anki üretim ve proses parametrelerini kıyasladığı Bühler Insights IoT platformuna veri gönderiyor. Bu sayede fabrika her zaman optimal verimle çalışıyor ve üretilmesi mümkün olan en tutarlı, kaliteli ürün imal edilmiş oluyor.

Peters konu hakkında, 'Bu teknolojinin en heyecan verici yanı, operatöre gerçek zamanlı veriler sunuyor ve böylece değirmenci fabrikayla ilgili, doğru bilgiler üzerine kurulmuş kararlar alabiliyor,' açıklamasını yapıyor.

'Whitworth Bros olarak sektörde öncü olduğumuzu hissediyoruz ve 15.000 veri göstergesi aracılığıyla anlamamız gereken şey, dijital teknolojiler kullanarak kaliteli ürünler imal etmeye devam etmek için gereken optimal makine parametreleridir. Bunlar doğru şekilde saptandığında değirmencilik işlemlerini tasarlama konusunda daha isabetli kararlar verebiliyor ve üretim kabiliyetinizi artırabiliyorsunuz.'

Mill E3'te kullanılan diğer hizmet modülleri arasında şunlar bulunuyor: Sıcaklık ve Titreşim Yönetim Hizmeti (TVM), Getiri Yönetim Sistemi (YMS), Hata ve Arıza Analizi (EDA), Genel Ekipman Etkinliği (OEE) ve Yeniden Oynatma.

Bunların birleşimi sürekli olarak makine ve proses trendleri, potansiyel bakım sorunları ve makine performansının kaliteyi ve verimi nasıl etkilediğiyle ilgili veri beslemesi yapıyor. 

Sonderegger durumu, 'SmartMill hizmetleri birçok Lego parçanız olması gibi. Siz de değirmenci olarak ihtiyaçlarınızı karşılamak ve hedeflerinize ulaşmak için hangi parça gerekiyorsa onu kullanıyorsunuz,' sözleriyle açıklıyor.

'Bu yolculuğun en heyecan verici yanı daha yolun başında olmamız ve topladığımız verilerin yeni fikirler, optimize edilecek yeni hizmetler bulmamıza ve dünyanın dört bir yanındaki müşterilerimize yardım etmemize imkan verecek olması.'

Daha güvenli ve şeffaf bir değer zinciri

Mill E3'ün bir başka önemli özelliği de laboratuvar sistemlerinden Bühler Mercury MES'e ve Bühler Insights'a, ardından gelecekte blok zinciri üzerinden Whitworth'ün müşterilerine pürüzsüz bir arayüz geliştirilmesi.

Bühler'in Whitworth fabrikasında yaptığı şey, laboratuvarı Mercury Fabrika Kontrol Sistemi'ne (MES) bağlamak. Bu sistemle bütün fabrika kontrol edilebiliyor ve yönetilebiliyor; böylece operatörler hangi anda hangi işin yapıldığını ve müşterilerden birinden yeni bir un ürünü siparişi geldiğinde hangi ürüne ihtiyaç duyulduğunu bilebiliyor.

Bu sistem izlenebilirlik, depolama ve stok yönetimi gibi diğer özellikleri de birbirine bağlıyor. Sistem bütün bunları birleştirerek laboratuvarı halihazırda var olan fabrika özelliklerine ve işlevlerine katıyor.

Bu da kaliteli bilgiye gerçekten ihtiyaç olduğunda ulaşılabilmesini sağlıyor. Mesela belli bir ambardaki ara ürünün miktarını ve birtakım kalite parametreleri açısından ne durumda olduğunu tam olarak bilebiliyoruz.

Sistem tam olarak ne zaman numune almamız gerektiğini anlamamıza da imkan veriyor ve numunelere çevrim içi etiketler iliştiriyor. Böylece çevrim dışı ve çevrim içi analizin birleşimiyle hangi kısımda nasıl bir ayar yapmamız gerektiğini biliyoruz. Burada amaç üretim sürecinin sonunda her zaman çok yüksek ve tutarlı bir kalite seviyesine ulaşmak.

Bu, Bühler'in SmartMill'i gerçekleştirme amacıyla Whitworth'ün fabrikası dışında birkaç  fabrikada daha uyguladığı bir sistem. Şirketin laboratuvardan ve MES'ten mevcut bütün bilgileri almasının ve bu bilgileri IoT platformu Bühler Insights'a aktarmasının sebebi de bu. Bu veri göstergeleri, daha önce sözü edilen, beş saniyede bir alınan 15.000 veri göstergesinden bazıları. 

MES sistemi Perten'in, Brabender'ın ve başka şirketlerin imal ettiği tanınmış sistemlerle uyumlu. Ama halihazırda bilgi toplayan mevcut bir laboratuvar bilgi sistemi varsa Bühler bu sisteme doğrudan bağlanabiliyor ve bu sayede kurulum aşamasında ekstra esneklik sağlanıyor. 

Bilgiler uzun vadeli analiz için orada depolanıyor ve bu bilgilere çok uzun zaman boyunca erişilebiliyor çünkü bilgisayar hizmeti satın almak gerekmiyor; bilgiler bulutta depolanıyor ve bunun maliyeti düşük.

Bühler'in özel olarak yaptığı şey, ki bu şu an prototip halinde, Bühler blok zinciri adı verilen yeni bir teknoloji. Şu an geliştirme aşamasında olan blok zinciri uygulaması verilerin müşterilere güvenli bir biçimde aktarılmasını sağlayacak ve ürünleri işlenirken kullanılan proses parametrelerine şeffaflık getirecek. 

Burada hedef müşterilerin blok zinciri ile ürün sertifikalandırma sürecinin bir parçası olarak üretim parametrelerine anlık olarak erişebilmesi sayesinde sık sık numune alma ve laboratuvarda test yapma gerekliliğinin azaltılması. 

Blok zincirinin en büyük avantajı, verilerin güvenli bir biçimde toplanması ve depolanması ile en yüksek veri güvenliği ve şeffaflığa ulaşılması. Bu teknoloji nihayetinde tutarlı, izlenebilir ve gıda açısından güvenli ürünler imal edilmesine imkan verecek. 

Thomson konu hakkında, 'Şu an gelecekte müşterilerimizle blok zinciri kullanımına başlamadan önce blok zinciri sisteminde gözlemlediğimiz bütün verilerin laboratuvar verilerimizle uyuştuğundan emin olmak için Bühler'le birlikte çalışıyoruz,' sözlerini sarf ediyor.
Blok zincirinin potansiyeli henüz keşfedilmedi. Blok zincirinin gelecekteki uygulamaları arasında, araçlarda sensörler kullanılarak süre, ortam sıcaklığı ve diğer güvenlik süreçlerine dair gözlemler yapılması yer alabilir.

Bu teknoloji akıllı sigorta türü olarak ya da izlenebilirliği artırmak için ekipman performansını gözlemek üzere kullanılabilir.

BUNLARI DA BEĞENEBİLİRSİN

Son Videolar

Upcoming Events

Yorum gönder

Elektonik posta adresiniz yayınlanmayacak. Doldurulması gereken alanlar (*) ile işaretlenmiştir.

Bültene üye ol

reklam

Magazine

Uygulamayı yükle

QR Code

reklam