COVID-19 dünyamızı bir fırtınanın içine soktu. Tepki vermek için çok az zamanımız oldu ve uyum sağlamamız da daha çok zaman alacak. Birçoğu varoluşsal olan önemli sorular sorulmalıydı. Belki de en kişisel ve zorlayıcı olanı, neyin önemli olduğuna, neyin gerekli olmadığına karar vermektir. Bu soru gerçekten kimin önemli olup olmadığına indirgenmiştir. Bu oldukça travmatik çünkü tüm birçokları için geçim kaynakları, güvenlikleri, amaçları ve gelecek düşünceleri hakkındaki tüm çıkarımlarla birlikte işlerini, gelirlerinin bir kısmını veya tamamını kaybetmeleri anlamına geliyordu. Birkaç ay öncesine kadar dünya ekonomisinin tüm çarkları çalışıyor gibiydi. Her on yılda bir ortaya çıkma eğilimi gösteren gerileme gecikmiş bile olsa, ekonominin sert bir biçimde yavaşlayacağını gösteren çok az şey vardı. Borsalar lunapark gibiydi. Sonra her şey dondu. Gerekli olan ve olmayan konusu bizi maslow piramidine tekrar bakmaya itti. Aniden piramidin alt katmanları önem kazandı. Fiziksel güvenlik, gıda güvenliği ve barınma öne çıktı. Daha yüzeysel konular biraz geri çekildi.

Malzemeleri ayarlama

Pek çok hanenin bütçesi yara almakla kalmadı, aynı zamanda ilk başlarda market rafları da daha zor dolmaya başladı. Bu salgın, ekonomik modelimizin aslında niceliksel büyüme ve bolluk etrafında inşa edildiğini gösterdi. Fakat şartlar büyük ölçüde değiştiğinde, özellikle de hiç kimse gerçekten envantere sahip olmak istemediğinde, bunca zamandır düşünmekten keyif aldığımız kadar çevik ve dirençli olmadığını gördük. Boş raflar yalnızca birkaç gün boş kalmadı, bazı ürünlerin yeterli yeniden piyasaya sürülmesi birkaç hafta gibi bir zaman aldı ve bazı ürünler kriz süresince neredeyse birkaç ay hiç temin edilemedi.

Raflar boştu ama yine de çiftçiler ürünlerini çöpe döküyorlardı. Özellikle süt çiftçileri sütlerini kanalizasyona boşaltıyorlardı. Gıda bankalarının dolup taştığı ve ihtiyacı olanlara yardım edebilmek için yeteri kadar yiyecek alabilecekleri bir zamanda korkunç bir gıda israfı yaşanıyordu. Tedarik zincirleri arasındaki bağlantıyı birleştirmek adına yapılması gerekenler için bazı düşünceler var. Çünkü çok az tedarik sağlıyor ve zincir gibi de davranmıyordu.

Küçük dükkanlar aslında bu kargaşada oldukça başarılı oldu. Sosyal mesafeyi sağlamak konusunda hızla adapte oldular. Siparişleri teslim alıp teslim etmede hatasız davrandılar. En önemlisi de ürünlerde bir aksaklık yaşamadılar. Küçük bir kasapta et ve fırında da ekmek bulunuyordu.

Raflardan neyin yok olduğuna bakmak aslında yeteri kadar açıklayıcı ve Maslow'un piramidini yeniden gözden geçirmemiz gerektiğinin de bir kanıtı. Korona Savaşları öncesindeki son moda zamanları anımsıyor musunuz? Evet, sonsuz zaman önce gibi geliyor ama aslında o kadar da uzun zaman önce değildi. Söz konusu gıda olduğunda, tarımın ilk zamanlarına dayanan önceki nesile ait eski moda yiyecekleri artık konu dışı olmuştu ve çiftçilikte devrim yapılacağına hepimiz ikna olmuştuk.

Gıda endüstrisini uyarlamak

Virus geldi ve uçağa binmeyi, sabah ve akşam işe gidip gelmeyi bıraktık ve evden çalışmaya başladık. Fabrikalarımız kapanmak zorunda kaldı ve enerji kullanımımız önemli ölçüde düştü. Sonra, tüm iklim izlemleri aynı şeyi gösterdi: sera gazı emisyonları büyük oranda azaldı. Soluduğumuz havanın kalitesi arttı. Ve bunların hepsi aynı sayıda inek ve çiftlik hayvanıyla oldu.

İklim dostu bir tarım anlayışına uyum gösterebilmek için bazı hayvan çiftliği sistemlerinin net biçimde değişmesi gerekecek. Hepimizin vejeteryan ve vegan olduğumuzu varsayarsak, marketlerde göreceğimiz en şaşırtıcı şey et, süt ürünleri ve yumurtanın neredeyse tamamen tükenmesi olurdu. İnsanlar son zamanlarda zor erişilecek ürünleri stokladılar ve anlaşıldığı kadarıyla da bundan hoşnutlardı. Hayvansal ürünlerin çoğu tükenmişken, mağazalarda geriye ne kaldı? Bunlar için raf alanı genellikle oldukça küçük olsa da hala yeteri kadar var. Soya ve bezelye proteinli burger sıkıntısı yok, ama kıyma bitmiş. Daha 'doğal' olanlar dışında tereyağı yok. Onun yerine raflarda bol miktarda margarin var. Şu anda süt yok ama bolca soya ve badem sütü var. Normal yumurta yok, özel yemle üretilenlerde eksik yok. İşin protein tarafında ise tüketiciler, Maslow'un piramidinin üst katmanlarını büyük ölçüde bırakarak temellere geri döndüler.

Geri dönüş

Şaşırtıcı biçimde geri dönüş gösteren diğer kategorilerdeki ürünler un ve makarnadır. Burada da tüketiciler temel olana geri döndüler. Salgın karantinası sırasında en popüler aktiviteler pişirme ve yemek yapmak olmuştur. Peki karbonhidratlara ve glütene ne oldu? Sadece mağazalardaki makarna, un ve fırın bölümleri boş kalmadı, çünkü temel ürünler geri döndü, ama şaşırtıcı olanı, glütensiz ve diğer karbonhidrat alternatif diyet ürünleri içeren raflara dokunulmamış olmasıydı.

Pişirmek ve yemek yapmak bundan çok daha fazlasıdır. Onlar birer sevgi eylemidir ve insanları ve nesilleri birbirine bağlamanın eşsiz bir yoludur. Burada tanık olduğumuz şey bu. Maslow'un piramidinin en alttan ikinci katmanı olan sosyal temas ve sevgi ihtiyacı, temel fiziksel ihtiyaçlarla ilgili en alt katman kadar popülerdir.

Ama nostajik olana yapılan yolculuk yalnızca mutfaktan ibaret değildir. Büyük marketlere ve boş raflara giden yetersiz tedarik zinciri, gıda tedariğinin bilindiği gibi olmadığını gösterdi. Yerel gıda üretimi için yeni bir ilgi gelişti fakat bu sefer modaya uygun bir fenomen olarak değil, gıda güvenliği nedenleriyle ve bu da moda olmaya başlıyor.

Mevcut kriz bizi daha fazla güvenli olmaya itti. Fakat bundan ders alacak mıyız ve bu sona erecek mi? Asıl soru bunun gelecek için ne anlam taşıdığı. Perakendeciler uyum sağlayacaksa bu nasıl olacak? Tedarik zinciri nasıl uyum sağlayacak? Çiftçiler ve gıda üreticileri geleceğin iş gücünü nasıl temin edecekler? Gıda ve tarımın geleceğinde hangi ürünler öncelikli olmalı? Bunlar, gıda kaynaklarımızın güvenli ve uygun fiyatlı olmasını sağlamak için kritik sorulardır.

BUNLARI DA BEĞENEBİLİRSİN

Son Videolar

Upcoming Events

Yorum gönder

Elektonik posta adresiniz yayınlanmayacak. Doldurulması gereken alanlar (*) ile işaretlenmiştir.

Bültene üye ol

reklam

Magazine

Uygulamayı yükle

QR Code

reklam