Yazan: Robert Hamilton, Olmix, Fransa

Mikotoksinler, mantarlar tarafından üretilen toksik kimyasal moleküllerdir. Yüksek sıcaklık ve küf karşıtı işlemlere direnç gösterirler. Mikotoksinler tüm tahıllarda, yağlı tohumlarda (soya fasulyesi, kolza tohumu) ve hayvan yemlerinde bulunur. Tahıllık darı & tam mahsul silajlar, mısır yan ürünleri ile tahıllar ve birçok lifli ürün, en yüksek riskli ham maddeler niteliğinde. Mikotoksinler, çoklu kontaminanlardır ve dünya çapında en yaygın olanlar trikotosenler (DON, T-2, HT-2) ile fumonisinlerdir.

Mikotoksinler, bitkilerin büyümesi sırasında (stresli dönemlerde şiddetlenir), mahsul elleçleme, işleme ve depolama aşamalarında sentezlenir. İki farklı türe ayrılabilirler. Bunlar, çiftlik mikotoksinleri ile depolama mikotoksinleridir.

Tüm hayvan türlerinin (geviş getirenler & tek mideliler), sağlık ve verime ciddi bir tehdit oluşturan ve çeşitli semptomlara sahip bağışıklık sistemi baskılamasına, ekonomik kayıplara ve en kötü durumlarda ölüme neden olabilen mikotoksinlere (mikotoksikoz) karşı hassasiyeti bulunur.

Mikotoksin bozuklukları, türlere bağlıdır. Ancak, düşük yem alımı, ishal, düşük üretkenlik oranları ve canlı ağırlık artışı ile yüksek veteriner maliyetleri gibi birçok ortak semptomları bulunur. Bu semptomlar genellikle mikotoksikoz ile doğrudan ilgili değildir. Bu etkiler, yüksek kontaminasyon düzeylerinde ortaya çıkar. Ancak, düşük düzeyde birkaç mikotoksine kronik olarak maruz kalınması nedeniyle de oluşabilir.

Mikotoksinlerin ilk hedefi, sindirim yoludur. Birkaç mikotoksinin aynı zamanda düşük besin emilimi, bağırsak bariyeri hasarı ve bağışıklık sisteminin engelli işleyişi dahil olmak üzere bağırsak işlevlerinde birlikte hareket eden etkileri de bulunur ve bunlar, et ve süt üretimi ile üretkenlik başarı oranı bakımından genel performansı düşürür.

Geçtiğimiz yılın uzun süren sıcak ve kurak yaz mevsimi ve kış için yem stoklarının tahmin edilenden çok daha erken tüketilmesi nedeniyle çim silajı tedariği, düşük veya tükenmiş rezervler ile kıt bir dönemden geçiyor. Darı silaj verimi, konuma göre son derece değişken bir yapı gösteriyor. Belirli alanlarda miktar sorunları yaşanıyor (%20-30 azalma).

Çim silajı, hayvansal üretimi hedef alıyor ve düşük verimli hayvanlar ile süt vermeyen hayvanlar yem alternatifleri oluşturuyor. Yem genişletici ürünler pek yaygın değil ve fiyatlarının yüzde 15 civarı arttığı bildiriliyor. Genel olarak çim silajı stokları kısıtlı olduğunda bunu telafi etmek için daha fazla konsantre yem kullanılıyor ve bu da süt yağı sorunlarına neden olabiliyor. Daha fazla darı mevcutsa ve özellikle de sonradan süt vermeye başlayan ve sütten kesilmiş ineklere verilirse, aşırı kondisyonlanmış hayvanlar ortaya çıkabiliyor ve bu da metabolik sorunlara yol açabiliyor. Soğuk, yağışlı ve gecikmiş bir ilkbahar yaşamamız durumunda mevcut durum daha da kötü olacaktır.

Hayvanları etkin bir şekilde nasıl koruyabiliriz

Bu nedenle son çare, yemde doğru dozda toksin bağlayıcının kullanımı ile mikotoksinlerin bağırsaklar tarafından emilimini düşürmek. Ne yazık ki piyasada satılan bağlayıcı ürünlerin hepsi eşit yapıda değil. Bu nedenle, etkinliği kanıtlanmış ve soruna neden olan toksinleri düzgün biçimde bağlayacak bir ürünün kullanılması ve böylece mikotoksinlerin kabul edilebilir bir düzeye düşürülerek hayvanların korunması önemli.

Farklı mikotoksinleri bağlamak için birkaç malzeme kullanılabiliyor. Çoklu kontaminasyon hakim durum olduğunda geniş çaplı mikotoksinleri yüzeyde tutacak bir toksin bağlayıcının kullanımı gerekiyor. Toksin bağlayıcının şekli de yem türüne uyarlanabiliyor.

Süt temelli diyetler veya lapa yemler için yemde iyi bir homojenizasyon sağlayacak mikro tanecikli bir toksin bağlayıcının kullanımı şiddetle öneriliyor. Öyle ki, diyetteki toksin bağlayıcının homojenliği, mikotoksinler ile toksin bağlayıcı arasında bir 'buluşma noktasının' sağlanması için çok büyük önem taşıyor. Olmix'in sunduğu çözüm, tüm bu özellikleri, eşsiz alg ve kil teknolojileri içeren tek bir üründe bir araya getiriyor.

Sonuç olarak mikotoksinler, tek tek veya çoklu kontaminasyon durumunda birlikte yol açtıkları toksisite nedeniyle süt hayvanlarının performansına bir tehdit oluşturuyor. Performanstaki bozuklukları önlemek için mikotoksin riskinin önlenmesi, riskin düzgün bir şekilde değerlendirilmesi için yeterli bir planın uygulanmasını ve diyetin oluşturulması ve toksin bağlayıcı kullanımı bakımından yeterli önlemlerin alınması için sonuçların doğru bir şekilde yorumlanmasını gerektiriyor.

Alapala Profil

BUNLARI DA BEĞENEBİLİRSİN

Son Videolar

Yorum gönder

Elektonik posta adresiniz yayınlanmayacak. Doldurulması gereken alanlar (*) ile işaretlenmiştir.

Bültene üye ol

reklam

Uygulamayı yükle

QR Code

reklam