Virütik hastalıklar sürüleri harap edebilir ve verimlilikte devasa kayıplara neden olabilir. Kontrol, kümes hayvanlarının kulübesinde hastalık vektörlerinin varlığını azaltmak için güçlü biyo-güvenlik kombinasyonuna ve aşılamaya dayanmaktadır, bu şekilde kuşların sağlığı korunmaktadır.

Aşılama doğru bir çözüm olarak görünebilir, ancak bu konuda çekinceler de mevcuttur. Belirli virüsler için aşıların kullanılması kümes hayvanı etinde ve yumurtasında ithalat kısıtlamaları ile sonuçlanabilir. Bu nedenle üreticiler acil durumların dışında aşı yapmamayı tercih ederler. Bu, kuş gribi ve yalancı veba hastalıkları için olan durumdur. Dolayısıyla bu hastalıkları kontrol etmek ve sürünün vektörlere maruz kalmasını azaltmak için üreticiler sıkı biyo-güvenliğe odaklanmaktadır.

Hastalık vektörleri genellikle hastalanmış kuşların dışkı veya vücut sıvılarıdır.

Kirlilik, üretim tesislerinde taşıyıcının yabani kuş biyo-güvenliği önlemlerini ihlali ile doğrudan olabilir veya insanlar, araçlar, haşaratlar veya böcekler gibi diğer mekanik vektörlerden - ki bunlar biyo-güvenlik önlemlerini ihlal eder ve üretim sürülerine ulaşır - gelen dolaylı şekilde olabilir.

Anitox'ta Baş Bilimsel Sorumlu Dr. Kurt Richardson, kümes hayvanı yetiştiriciliği sektörünün böylesi bir virüs vektörü gibi yemdeki riskin farkına varması gerektiğine inanmaktadır. Dr. Kurt Richardson şunları söyledi: "Yemde virüs bulaşması hususunda, özellikle de küresel kümes hayvanı yetiştiriciliği endüstrisinin karşılaştığı en büyük sorunlardan biri olan kuş gribi ile ilgili öğrenmemiz gereken oldukça çok şey var."

"Ancak eğer kanıtlara bakarsak, kümes hayvanlarında ve domuzlarda yem yoluyla pek çok virüsün bulaştığına dair örnekler mevcut. Artı, kirlenmiş yemi enfeksiyon nedeni olarak işaret eden, çözümlenmemiş birçok problem bulunmakta."

Bilinmeyenlerde daha fazla ayrıntı aramadan önce, yemdeki virüs bulaşmasına dair bildiklerimiz önemli bir haritadır. Yem, otuz yıl önce İngiltere'de yalancı veba hastalığı salgını sonrası vektör olarak gösterildi. Yem içerikleri ciddi ölçüde güvercin dışkısı ile kirleniyordu. Bunun sonucu olarak, değirmen de kirlenmiş yem üretiyordu ki bu da, kümes hayvanı çiftliklerinde hastalığa neden oldu. Soruşturmalarda virüs güvercinlerde bulundu ve vektör yolunu doğrulayan yemden uzaklaştırıldı.

Dr. Richardson, "Yalancı veba hastalığı, bir virüsün yemden bulaşabileceğini gösterdi, bu da diğer virüslerin bu yolla yayılabileceğine dair aşikâr ihtimali arttırdı," dedi. "Bu virüs yemden veya diğer herhangi bir olası vektörden ayrı tutulmamasına rağmen, 10 yıl sonra Danimarka'da Gumboro Hastalığı (Enfeksiyöz Bursal Hastalık [IBD]) belli bir yem değirmeni ile ilişkilendirildi."

"Bu olay yemle olan ilişkiyi gösterdi, ama bu kesin değildi; yine de başka bir alana şüphe getirdi. Enfeksiyon peletlenmiş yem ile ilişkilendirildi. Danimarka yasasına göre yemin 81 ile 86°C aralığında 2,5 dakika peletlenmesi gerekiyordu, bu koşulların IBD virüsünü etkisiz hale getirmek için etkili olacağına inanılıyordu, ancak bu asla kanıtlanmadı."

Kanada' da yapılan en son araştırma, IBD'nin yemden bulaşabileceği teorisini ayrıca desteklemektedir. Sonuçlar belirli yem değirmenleri ile IBD'nin de dâhil olduğu pek çok hastalık vakası arasındaki ilişkiyi gösterdi. Bu çalışma reovirüs salgınını araştırma şeklinde başladı, ancak eninde sonunda kümes hayvanlarında tavuk anemisi virüsü, adenovirüs ve IBD'yi kapsadı. Sonuçlar Danimarka'daki soruşturma gibi şüpheleri ortadan kaldırmadı, ancak bu alanda daha fazla çalışmanın gerektiğine dair yeterince inandırıcı oldu.

Yemle açıkça ilişkilendirilen ikinci virüs Afrika domuz gribiydi. 10 yıl önce Doğu Avrupa'da ortaya çıkan salgın esnasında araştırmacılar, yetersiz bir şekilde işlenmiş eti ve kemiği içeren yemlerden virüsü izole etti. Bağlantısı onaylanan üçüncü virüs yine domuz yetiştiriciliği sektöründendi; Domuz epidemik salgınsal ishal virüsü (Porcine epidemic diarrhoea virus) Ontario'da hastalık salgını esnasında yemden izole edildi. Yemdeki ilk enfeksiyondan sonra bu hastalık, araçlar ve ayakkabılar yoluyla daha da yayıldı.

Dr. Richardson, "Özet olarak, yemin vektör olduğunu bildiğimiz ve yeme nasıl girdiğini bildiğimiz üç farklı virüs var. Buna ek olarak, kümes hayvanı hastalığı ve belirli yem değirmenleri ile ilişkili olan diğer virüsler de mevcuttur," dedi. Ancak bunlar 30 yıllık süreçten fazla bir sürede karşılaşılan sadece birkaç örnek, dolayısıyla kümes hayvanı yetiştiriciliği endüstrisi ne kadar endişe etmeli?

"Gerçekte, gıdadan oluşan yaygın virüslerin nasıl olduğunu bilmiyoruz, çünkü onları sadece ciddi bir salgın olduğunda araştırıyoruz. Bu virüslerin İnsanların hayal edebileceğinden de fazla yaygın olduğunu ileri sürüyorum. Mevcut biyo-güvenlik önlemleri muhtemelen kontrol konusunda iyi iş çıkarmakta, ancak yemi vektör olarak hesaba katmadığımızdan, güvenlik zafiyeti olabilir."

Aslında domuz yetiştiriciliği endüstrisi bu tehdidi ciddiye aldı ve bazı temel soruları cevaplamak için belirli oranda araştırma eforu sarf etti ve yatırım yaptı. Güney Dakota Eyalet Üniversitesi ve Pipestone Applied Research tarafından yürütülen en son araştırma, yemde ve ABD domuz yetiştiriciliği endüstrisi için bariz bir risk oluşturmaya yetecek kadar uzun olan yem içeriklerinde virütik patojenlerin kurtulduğunu gösterdi.

Domuz Sağlığı Bilgi Merkezi Yetkili Müdür'ü Paul Sundberg, "Eğer bu model doğru bir şekilde riski belirlediyse ve sorunun bu olduğunu düşünüyorsak, diğerleri için de risk mevcuttur. ABD'de yem ithalatı sırasında hayvan yetiştiriciliği için riskler mevcuttur," dedi.

Yem halen çiftlikte biyo-güvenlik için kritik kontrol noktası olmalı; genellikle tedavi, bakteriyel patojenleri kontrol etmek şeklindedir, ancak Dr. Richardson'ın iki endişesi var. Birincisi, peletleme işlemindeki ısı IBD için önerildiği gibi tüm virüsleri ortadan kaldıramayabilir. İkincisi, yem tekrar kirlenmeden korunmadığında, değirmenin herhangi bir noktasında yemliğe ulaşana kadar yeniden enfekte olmaya karşı savunmasızdır.

Yemin görevini vektör olarak incelememiz, açıklanamayan hastalık salgınlarını anlamamıza olanak sağlayabilir. 2015 yılındaki kuş gribi salgını tipik bir örnek olaydır, altında yatan sebep asla tatmin edici bir şekilde gösterilmedi; bu nedenle Dr. Richardson bunun daha fazla inceleme gerektirdiğine inanıyor: "Yabani kuşlardan çiftlik içinde paylaşılan ekipmanlara, çiftliğin yanındaki sürülen tarlalara, rüzgârın hızına kadar salgının olası sebepleri üzerine tüm raporları gördüm ve hiçbir somut delil yoktu."

"Yemin potansiyel bir vektör olarak görülmesiyle ilgili olarak 30 yıl önce güvercinlerin IBD ile yaptıkları gibi yaban kazlarının da içerikleri kirletme ihtimali bize bildirildi. Ancak IBD'nin aksine, AI salgını ile ilgili herhangi bir kesin kanıt mevcut değildir. Alternatif olarak, serçe gibi tüneyen ve ötücü kuşların virüsü, göçmen kuşlarla paylaşılan akarsulardan - ki burada uzun süre hayatta kaldıkları kanıtlanmıştır - toplamış olması ve onu kuş evinden getirerek depolama silolarına taşımış olmaları kuvvetle muhtemeldir."

"Çok önemli bir şekilde her iki teori de yemin vektör olmasına dayanmaktadır. Bu nedenle virüslerin yem yoluyla taşınmasını çok ciddiye almamızın zamanı geldi diye düşünüyorum. Virüslerin değirmencilik işlemlerinde ve diğer işlemlerde nasıl davrandığını daha iyi anlamamız gerekiyor, bu yüzden yemin tüketilmesi halinde virüssüz olduğundan emin olmak konusunda adım atabiliriz."

Dr. Richardson, yemdeki virüsler hakkında öğrenilecek çok fazla şey olmasına rağmen, kanıtlar yemdeki virüsleri kontrol etme araçlarının hâlihazırda mevcut olduğunu vurgulama gayretindedir. 2015 yılında Auburn Üniversitesinde önde gelen bağımsız domuz virüsü uzmanı Dr. Haroldo Toro tarafından yapılan çalışmayı işaret etti; bu çalışma, AI virüsünün kuru yem matrisinde hayatta kalacağını doğrulamaktadır ve bu çalışmada yemde salmonella kontrolü konusunda iyi bilinen bir ürün olan Termin-8'in tedavi sonrası 14 güne kadar virüsü etkisizleştirdiği doğrulandı.

Dr. Toro Termin-8'in H5NP kuş gribi virüsü üzerindeki etkisini değerlendirdi. Yem bir ve üç kg / MT Termin-8 ile işlemden geçirildi ve daha sonra AI virüsü ile kirletildi. İşlem gören yemdeki virütik seviyeler, işlemden geçirilmemiş yemdeki seviyeler ile karşılaştırıldı. Termin-8'in anında etkisi virütik RNA'yı sırasıyla yüzde 99,9 ve yüzde 99,99 oranında etkisizleştirdi. İleriki testler aynı zamanda yemi, nakliye ve depolama esnasında karşılaşılan pek çok virütik kirlenmeye karşı korumada vazgeçilmez olan 14 güne kadar artık aktivite gösterdi.

Aynı çalışma Anitox'un diğer patojen kontrol işlemi olan Finio ile yapıldı. Bu işlem, Termin-8 gibi formaldehit temelli ürünün uygun olmadığı ancak anında ve artık kontrolünün gerekli olduğu durumda kullanılır. Yem 2kg / MT Finio ile işlemden geçirilir, ilk etki bir saat içinde virüslerin yüzde 99,99'unun etkisiz hale getirilmesi için azaltılması şeklindeydi.

"Finio ve Termin-8'den artık aktivitenin yedi günü en çok kümes hayvancılığı işlemlerinde yeterlidir, ancak yem iyileştirmeyi kullanmak ve biyo-güvenliği geliştirmek ya bu ya da öbürü durumu değildir – her ikisini de yapmanız gerekmekte, bu şekilde birbirlerini sağlamlaştırırlar. Virüslerin yem yoluyla bulaşması gerçek bir risktir ve üreticilerin tüm yemin üretim, nakliye ve depolama zincirlerine bakmaları ve onu herhangi bir zayıf noktadan korumaları gerekmektedir."

Önlemlerin çoğu, siloları güvence altına alma ve ekipmanları temizleme gibi rutin bakım görevleridir. Ancak Dr. Richardson biyo-güvenlik düzenleme biçimi ne kadar iyi olursa olsun, virüslerin yemi yine de kirletebileceği, bu nedenle artık yem iyileştirmenin gerekli korumayı sağlayacağı konusunda ısrar ediyor.

"Yeterli çaba ve araştırma ile maliyetli olmasına rağmen daha az kirlenme riski olan, gerçekten güçlü bir yem zinciri oluşturmak mümkündür. Üreticilerin toplam üretim maliyetine çok fazla şey katmadan yapabileceklerine dair çözüm üretmeleri gerekmekte. Anitox yem işlemleri dünya çapında yaygındır, çünkü virüslere karşı geniş spektrumda koruma sağlar ve buna aynı zamanda bakteriyel ve mantar patojenler de dâhildir."

BUNLARI DA BEĞENEBİLİRSİN

Son Videolar

Leave A Comment

Don’t worry ! Your email address will not be published. Required fields are marked (*).

reklâm

reklâm